Hakkımda

BİR PARÇA BENDEN BİR PARÇA HAYATIMDAN

İlk çocuk, anne babanın deneme tahtasıdır, son çocuksa teknoloji çocuğudur, bende o zamanın teknoloji çocuklarından olarak(annem “sana farklı farklı biberonlar ,kıyafetler alırdık” der :) o zamanın teknolojisi böyle oluyor.) 17 Mayıs günü doğdum. Bayanların yaş sendromuna daha var gerçi ama ne gerek var şimdi yazıp günün birinde delil yaratmaya :P

Son benim dönemimden sonra ilkokul kalktı ve ilköğretim oldu. İlkokulu Yediocak’ta okudum, klasik abla abinin okuduğu öğretmene verilerek :) Annem ilk gün okula geldi, Öğretmen Hanım’a “Ayşegül Hanım size emanet ” deyip gitti, gidiş o gidiş :) . Bir baktım 5’e gelmişim ve ortaokul sınavları ve kendimi Anadolu İHL’de buldum. Biz iki devreydik, bizim devre ve de bizden bir önceki devre sonra meslek lise puan kesim olayları başlayınca kimse tercih etmez oldu, bende o zaman Bursa’da Üniversite’ye gien ablamın yanına geldim, ve ne hikmettir bilinmez bir karar verildi , liseyi Bursa’da okuyacağım :) Ailecek bu kararı nasıl verdik halen hatırlayamasam da , ablamın nerden seni başıma getirdim deyişini unutamıyorum:D Eeee malum düşünün üniversite yılları en hareketli seneleriniz ve üzerinize bir kardeş sorumluluğu veriliyor, nitekim kim olsa poff der :) Bense mutluluktan dört köşe , eee lise hazırlıkta üniversite hayatı yaşıyorum ablamlarla. Buarada Bursa Atatürk Lisesi Yabancı Dil Ağırlıklı Fen bölümünde okudum.Bir yıl ablamla kaldıkta sonra ailem Bursa’ya taşındı, bende o arada yemek ve temizlik yapmaktan bıktım, malum lisede evde temizlik yemek nöbetlerim başlamıştı.

Sonra felekten bir lise hayatının ardından, kendimi bölüm uğruna Bakü’de buldum,ÖSS’de de baya gerilim dolu günler içerisinde çalışmıştım ama heyecan vs işin içine girince Bilgisayar ve Endüstri gelmiyordu Türkiye’de, 5-10 puan fark vardı Türkiye’deki Bilg. Müh. İle Bakü’deki Bilg. Müh. arasında bende bu bölümü istiyorum orada varmış, okuyanları buldum felan derken ailem tamam dedi.  Hedefim şuydu ; iki yıl kalınca, iyi ortalama yaparsanız Türkiye’ye geçebiliyorsunuz.. Nitekim öyle de oldu , Bakü’den kalanlar,  halen görüşmekte olduğum birkaç yakın dostum,arkdaşlarım ve de Rusça.

Sonra Sakarya günleri başladı, bakü’ye nazaran aşırı yoğun geçen tatlı günler ve neler yapabilirim çabası, dersler,sosyal aktiviteler ve de kariyer klüp işleri:) derken 2008-2009’un ilk dönemi erasmus ile Malta macerası :) . Gerçekten yaşanılması gereken bir deneyim diye düşünüyorum. Ama önce derslerden geçmek ve ingilizce ilk hedef sonra gezmek ve kültürel bağlar kurmak,farklı insanlar biriktirebilmek. Gayriresmi bir İngiliz sömürgesi olan ülkede 4 ay ve ardında küçük birkaç şehir turu (Barcelona,Roma ve Venedik) , ee 4 ay ders çalıştık sanırım hakettik :) Malta bana birşeyi birkez daha gösterdi, herşeyin hayırlısı demek ve herşey için dua etmek . İkinci dönem için uzatmak istiyordum ve çok uğraştım ama okulun bütçesi bitmişti uzatmalar için ve dönmek zorundaydık. Döndüm ve şimdi düşünüyorum eğer ikinci dönem Türkiye’de olmasaydım birçok güzellikten,avantajlardan,işlerimden eksik kalacaktım.

fethiye

Fethiye işte...:)

LA RAMBLA -IN BARCELONA

Barcelona - La Rambla

MARCO-POLO-IN VENICE

Venice'i Venice yapan tek yer San Marco Meydanı :)

ROMA

Küçük ihtişam - Büyük Gece :P

Şuan İstanbul’da oturuyoruz , haftasonları evime gitme girişimlerimin bir şekilde başarısız olması dışında :) staj yapıyorum bol bol :) Toyota’da java mantığıyla boğuşuyorum,sonra 10 gün tatilimin ardından Ford’ta donanım stajı yapacağım, koca bir 4 aylık tatilde böyle biter , kader utansın :) . Birşeyleri elde etmek istiyorsak çabalamamız lazımmış bunu hergün birkez daha görüyorum, bu bağlamda bu yıl klübümüz olan Sakarya Üniversitesi Bilgisayar Klübü’nün başkanlığına dört elle sarıldım, ve buradan tüm çalışan ekip arkadaşlarıma ve Yüksel Yurtay Hocamıza teşekkürü borç biliyorum.

Bir günü daha yarılamışken her zaman aklımdan çıkarmamaya çalıştığım bir hadisle bu sayfayı yeni gelişmeler olana kadar kapıyorum ;)

“Yarın ölecekmiş gibi öbür dünya için, hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için çalışınız.”

“It’s not only working for world like not to die, but also working for another world like to die tomorrow”

Leave a Reply